NAMAZ SÛRELERİ
Tıklayınız Bilgisayarınıza İndirip İstediğiniz Kadar Dinleyiniz KUR’AN’IN ÜSTÜNE TIKLAYINIZ.
Fâtiha Sûresi
|
Eûzü billâhi mineşşeytânir racîym Bismillâhir- rahmânir- rahıym Elhamdü lillahi
rabbil aalemiyn * Errahmâanir
rahıym * Mâaliki yevmiddiyn
*
Iyyâakena'büdü ve iyyâakenesteıyn * İhdine's-sıraatal
müstekıym * Sıraatalleziyne en amte
aleyhim * Gayril meğduubi aleyhim veled daaaliyn * Aamiyn |
|
1. Rahmân ve rahîm olan
Allah'ın adıyla. |
|
Fil Sûresi
|
|
Eûzü billâhi mineşşeytânir racîym Bismillâhir- rahmânir- rahıym Elemtera keyfe feale
rabbüke bi eshaabil fiyl * Elem yec'al
keydehüm fii tadliyl * Ve ersele aley him tayran ebâabiyl
*
Termiyhim bi hıcâaratim min sicciyl * Fecealehüm
Ke asfim me'küül * |
|
l. Rabbin fil sahiplerine neler etti,
görmedin mi? |
|
Kureyş Sûresi
|
|
Eûzü billâhi mineşşeytânir
racîym Bismillâhir- rahmânir- rahıym Li iylâafi
kurayşin * iylâafihim rihleteş şitâaaai vessayf * Fel ya'büdüü
rabbehâazel beytillezii et
'amehüm min cuuıv ve âamene hüm min havvf
* |
|
1. Kureyş'e
kolaylaştırıldığı, |
|
Maun Sûresi |
|
Eûzü billâhi mineşşeytânir
racîym Bismillâhir- rahmânir- rahıym Eraeytellezi yükezzibi
biddiyn * Fezâalikellezi yedü'ul yetiym * Velâa
yehuddu alâa ta'aamil miskiyn * Feveylül lil musalliyn
*
Elleziyne hüm an salâatihim sâahüün * Elleziyne hüm
an yüraa üüne ve yemneuunel mâauun* |
|
1. Dini yalanlayanı
gördün mü? |
|
Kevser Süresi |
|
Eûzü billâhi mineşşeytânir racîym Bismillâhir- rahmânir- rahıym İnnâa e'taynâakel
kevser * Fesalli
li rabbike ven har * inne şâanieke
hüvel ebter * |
|
1. (Resûlum!)
Kuşkusuz biz sana Kevser'i verdik. |
|
Kâfirûn Süresi |
|
Eûzü billâhi mineşşeytânir racîym Bismillâhir- rahmânir- rahıym Kul yâa eyyühel kâafiruun
* Lâa e'büdü
mâa tebüdüün * Velâa entüm
aabidüüne mâa a'büd * Velâa ene aabidüm
mâa abed-tüm * Velâa entüm
aabidüüne mâa e'büd * Leküm diynüküm veliye diyn * |
|
l. (Resûlüm!)
De ki: Ey kâfirler! |
|
Nasr Süresi |
|
Eûzü billâhi mineşşeytânir racîym Bismillâhir- rahmânir- rahıym İzâa câaaae
nasrullaahi vel fethu * Ve raeytennâase yedhu-lüüne fii
diynillahi efvâacâa * Fesebbih bihamdi
rabbike vesteğfirhü innehüü kâane tevvaâbâa * |
|
1. Allah'ın yardımı ve
zaferi geldiği, |
|
Tebbet Süresi |
|
Eûzü billâhi mineşşeytânir racîym Bismillâhir- rahmânir- rahıym Tebbet yedâaa ebiylehebivve
tebbe * mâa ağnâa anhü mâalü-hüü ve mâa keseb
* Se yaslâa nâaran zâate leheb * Vemraetühüü hammâatel hatab * Fii ciydihâa hablüm mim mesed * |
|
1. Ebu Leheb'in iki eli kurusun! Kurudu da. |
|
İhlas Süresi |
|
Eûzü billâhi mineşşeytânir racîym Bismillâhir- rahmânir- rahıym Kul hüvellâahü ehad * Ellâahüs samed * Lem yelid
ve lem yüüled * Velem yeküllehüü
küfüven ehad * |
|
1. De
ki: O, Allah birdir. |
|
Felâk Süresi |
|
Eûzü billâhi mineşşeytânir racîym Bismillâhir- rahmânir- rahıym Kul euuzü birabbil felak * Min şerri maa halak * Ve min şerri ğaasikın
izâa vekab * Ve min
şerrin neffâasati fil 'ukad * Ve min
şerri haasidin izâa hased * |
|
1. De ki:"Ben ağaran sabahın
Rabbine sığınırım, |
|
Nâs Süresi |
|
Eûzü billâhi mineşşeytânir racîym Bismillâhir- rahmânir- rahıym Kul euuzü birabbinâas * Melikinnâas * İlâahinnâas * Min şerril
vesvâasil hannâas * Ellezii yüvesvisü
fii sudüürinnâas * Minel cinneti vennâas * |
|
1. De ki:
Sığınırım ben insanların Rabbine, |
AYETEL-KÜRSİ
اَللهُ
لآ اِلَهَ
اِلاَّ هُوَ
الْحَيُّ الْقَيُّومُ
لاَ
تَاْخُذُهُ
سِنَةٌ وَلاَ
نَوْمٌ لَهُ
مَا فِي
السَّمَوَاتِ
وَمَا فِي اْلاَرْضِ
مَنْ ذَا
الَّذِي
يَشْفَعُ
عِنْدَهُ اِلاَّ
بِاِذْنِهِ
يَعْلَمُ مَا
بَيْنَ اَيْدِيهِمْ
وَمَا
خَلْفَهُمْ
وَلاَ يُحِيطُونَ
بِشَيْءٍ
مِنْ
عِلْمِهِ
اِلاَّ بِمَا شَآءَ
وَسِعَ
كُرْسِيُّهُ
السَّمَوَاتِ
وَاْلاَرْضَ
وَلاَ
يَؤُدُهُ
حِفْظُهُمَا
وَهُوَ
الْعَلِيُّ
الْعَظِيمُ (255)
TÜRKÇESİ:
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın ismi ile.
Allah, kendinden başka hiçbir ilâh yokdur.
(O), Hayy ve Kayyûmdur. Onu
ne bir uyuklama, ne de bir uyku tutabilir. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi
Onundur. Onun izni olmadan, nezdinde kim şefâ’at edebilir? O (yaratdıklarının)
önlerindeki ve arkalarındaki gizli ve âşikâr her şeyi bilir. Onun ilminden,
yalnız kendisinin dilediğinden başka hiçbir şey kavrayamazlar. (Mahlûkatı).
Onun kürsüsü gökler ve yeri kaplamışdır. Bunların
(yerin ve göğün) koruyuculuğu Ona ağır da gelmez. O, çok yüce, çok büyükdür.
ASR
SURESİ İNDİRMEK İÇİN HOPÖRLERE TIKLAYIN
سُبْحَانَكَ
اللَّهُمَّ
وَ
بِحَمْدِكَ *
وَ تَبَارَكَ
اسْمُكَ وَ
تَعَالَى
جَدُّكَ * وَ جَلَّ
ثَنَاؤُكَ *
وَ لاَ اِلَهَ
غَيْرُكَ
Ey Allahım! Seni noksanlıklardan tenzîh eder. Bütün kemâl
sıfâtlarıyla tavsif ederim. Sana hamd ederim. Senin ismin yücedir. (Ve senin şânın her
şeyin üstündedir)[11]. Senden başka ilâh yokdur.
اَلتَّحِيَّاتُ
ِللهِ وَ
الصَّلَوَاتُ
وَ
الطَّيِّبَاتُ
* اَلسَّلاَمُ
عَلَيْكَ
اَيُّهَا
النَّبِيُّ
وَ رَحْمَةُ
اللهِ وَ
بَرَكَاتُهُ *
السَّلاَمُ عَلَيْنَا
وَ عَلَى
عِبَادِ
اللهِ
الصَّالِحِينَ
* اَشْهَدُ اَنْ
لآ اِلَهَ
اِلاَّ
اَللهُ وَ
اَشْهَدُ اَنَّ
مُحَمَّداً
عَبْدُهُ وَ
رَسُولُهُ *
Her dürlü hurmet, salevât
ve bütün iyilikler Allaha mahsusdur.
Ey Nebî! Allahın selâm, rahmet ve bereketi senin
üzerine olsun. Selâm, bizim ve Allahın sâlih kullarının üzerine olsun. Şehâdet
ederim ki, Allah birdir ve yine şehâdet ederim ki,
Muhammed (aleyhisselâm) Onun kulu ve resûlüdür.
اللَّهُمَّ
صَلِّ عَلَى
مُحَمَّدٍ وَ
عَلَى ﺁلِ
مُحَمَّدٍ *
كَمَا
صَلَّيْتَ
عَلَى
اِبْرَاهِيمَ
وَ عَلَى ﺁلِ
اِبْرَاهِيمَ
* اِنَّكَ
حَمِيدٌ
مَجِيدٌ *
Ey Allahım! İbrâhîme “aleyhisselâm” ve âline rahmet etdiğin
gibi, (Efendimiz) Muhammede “aleyhisselâm”
ve âline de rahmet eyle. Muhakkak sen hamîd ve mecîdsin.
اَللَّهُمَّ
بَارِكْ
عَلَى
مُحَمَّدٍ وَ
عَلَى ﺁلِ
مُحَمَّدٍ *
كَمَا
بَارَكْتَ
عَلَى اِبْرَاهِيمَ
وَ عَلَى ﺁلِ
اِبْرَاهِيمَ
* اِنَّكَ
حَمِيدٌ
مَجِيدٌ *
Ey Allahım! İbrâhîme “aleyhisselâm” ve âline bereketler ihsan etdiğin
gibi, (Efendimiz) Muhammede “aleyhisselâm”
ve âline de bereketler ihsan eyle. Muhakkak sen hamîd
ve mecîdsin.
رَبَّنَا
آتِنَا فِي
الدُّنْيَا
حَسَنَةً وَ
فِي
اْلآخِرَةِ
حَسَنَةً
وَقِنَا
عَذَابَ النَّارِ
Yâ Rabbî! Dünyâda ve âhıretde bize
iyilikler ver ve bizi nârın (ateşin) azâbından koru. Ey merhametlilerin en
merhametlisi, senin rahmetinle...
بِرَحِمَتِكَ
يَا
اَرْحَمَرَ
الرَّاحِمِينَ
رَبَّنَا
اغْفِرْ لِى
وَ
لِوَالِدَىَّ
وَ لِلْمُؤمِنِينَ
يَوْمَ
يَقُومُ
اْلحِسَابِRABBENAĞ FİRLİ
اَللَّهُمَّ
إِنَّا
نَسْتَعِينُكَ
وَ نَسْتَغْفِرُكَ
وَ
نَسْتَهْدِيكَ
* وَ نُؤْمِنُ
بِكَ وَ
نَتُوبُ
اِلَيْكَ * وَ
نَتَوَكَّلُ عَلَيْكَ
* وَ نُثْنِى
عَلَيْكَ
اْلخَيْرَ كُلَّهُ
نَشْكُرُكَ
وَ لاَ
نَكْفُرُكَ *
وَ نَخْلَعُ
وَ نَتْرُكُ
مَنْ
يَفْجُرُكَ *
Ey Allahım! Biz senden yardım dileriz. Sana istiğfar ederiz.
Senden hidâyet isteriz. Sana îmân ederiz. Sana tevbe
ve sana tevekkül ederiz. Bütün hayrlarla seni överiz.
Sana (ni’metlerine) şükreder, küfrân-ı ni’met etmeyiz. Sana karşı fısk
ve fücur edeni atar ve terk ederiz.
اَللَّهُمَّ
اِيَّاكَ نَعْبُدُ
وَ لَكَ
نُصَلِّى وَ
نَسْجُدُ * وَ
اِلَيْكَ
نَسعْىَ وَ
نَحْفِدُ *
نَرْجُو
رَحْمَتَكَ
وَ نَخْشَى
عَذَابَكَ *
اِنَّ
عَذَابَكَ
الْجِدَّ
بِاْلكُفَّارِ
مُلْحِقٌ *
Ey Allahım! Ancak sana ibâdet eder, namâz kılar, secde eder,
sana koşar ve iltica ederiz. Rahmetini recâ (ümîd) eyler ve azâbından korkarız. Çünki
senin azâbın gerçeği örten kâfirlere mutlaka ulaşır.
آمَنْتُ
بِاللهِ وَ
مَلَئِكَتِهٍ
وَ كُتُبِهِ
وَ رُسُلِهِ
وَ اْليَوْمِ
اْلآخِرِ وَ بِالْقَدَرِ
خَيْرِهِ وَ
شَرِّهِ مِنَ
اللهِ
تَعَالَى وَ
اْلبَعْثُ
بَعْدَ
اْلمَوْتِ حَقٌّ
* اَشْهَدُ اَنْ
لآ اِلَهَ
اِلاَّ
اَللهُ * وَ
اَشْهَدُ اَنَّ
مُحَمَّداً
عَبْدُهُ وُ
رَسُولُهُ *
اَسْتَغْفِرُ
اللهَ
الْعَظيِمَ
الَّذِي لاَ
اِلَهَ
إِلاَّ هُوَ
اْلحَيَّ
الْقَيُّومَ
وَ أَتوُبُ
إِلَيْهِ
İSTİGFÂR DÜÂSI
[Birçok âyet-i kerîmede, (Beni çok zikr edin) ve (İzâ câe) sûresinde, (Bana istigfâr edin. Düâlarınızı kabûl eder, günâhlarınızı afv
ederim) buyuruldu.
Görülüyor ki, Allahü teâlâ, çok istigfâr edilmesini emr ediyor. İstigfâr düâsı, (Estagfirullahel’azîm
ellezî lâ ilâhe illâ hüv el
hayyel kayyûme ve etûbü ileyh)dir. Siz de bunu çok okuyunuz! Herbirini söylerken,
ma’nâsını, (Beni afv et Allahım) olarak düşünmelidir. Okuyanı ve yanındakileri, derdlerden,
sıkıntılardan kurtarır. [Yatarken, yâ Allah, yâ Allah ve üç def’a (Estagfirullah min
külli mâ kerihallah) demeli
ve uyuyuncaya kadar, tekrâr etmelidir.]